| BORÇLAR HUKUK(GENEL HÜKÜMLER I) PRATİK ÇALIŞMASI II OLAY I Ciddi sağlık problemleri bulunan 70 yaşındaki Ahmet, büyük kızı Selma’ya Çankaya’da kendisine ait lüks daireyi, küçük kızı Selda’ya ise aile yadigarı mücevherleri bağışlamak istemektedir.Ancak savurganlığı ile tanınan oğlu Cihat’ın bu işlemlere tepki göstereceğini düşündüğü için , lüks daireyi 200 milyara Selma’ya mücevherleri ise 80 milyara Selda’ya sattığına dair sözleşmeler yapmıştır. 15,02,2000 tarihinde daire Selma adına tapuda tescil edilmiş , mücevherler ise aynı tarihte Selda’ya teslim edilmiştir. Sorular : (1) Yapılmış olan işlemlerin (a) Hukuki niteliği Ahmet ve kızları Selda ve Selma arasında yapılan satım sözleşmesi muvazaa çeşitlerinden Nispi Muvazaadır .Muvazaa sözleşme taraflarının,iradeleriyle beyanları arasında isteyerek meydana getirdikleri bir uyumsuzluk halidir.Muvazaada taraflar,üçüncü kişilere karşı gerçek iradelerine uygun olmayan bir görünüş meydana getirirler.Muvazaa çeşitlerinden Nispi Muvazaa , sözleşmenin tarafları gerçekte daha farklı bir hukuki işlem yapmayı düşündükleri halde ( Mevcut Olayda “ bağış” ) , sırf üçüncü kişilere karşı bir işlem yapmış gibi gözükmek için görünüşte bir işlem yaparlar.Olayımızda Ahmet ile kız çocukları arasındaki satış sözleşmesi de böyle bir işlemdir.Gerçekte Ahmet malik olduğu apartman dairesini ve mücevherleri kızlarına satmak istememekte , ancak oğlu Cihat’ın bağışlamaya karşı göstereceği tepkiden endişelendiği için satmış gibi göstermektedir. (b) Unsurlarını Nisbi Muvazaa da tarafların iradelerine uygun arzu ettikleri ve gizledikleri bir hukuksal işlem ile bir de görünürdeki işlem vardır.Yani muvazaa da 2 işlem vardır. Ø Tarafların gerçekten yapmak istedikleri işlem ( Gizli İşlem ) Gizli işlem yasanın aradığı koşullara uygun olarak yapılmışsa geçerlidir.Yani gizli işlem şekle uygun olarak , ehil kişilerce , hukuka-ahlaka-adaba uygun olarak yapılmışsa geçerlidir, kurtarılabilir.Uygun değil ise kurtarılamaz. Ø Tarafların arzu etmedikleri ama yaptıkları işlem ( Görünürdeki İşlem) :Görünürdeki işlem tarafların gerçek iradesini yansıtmadığı için mutlak butlan yaptırımına tabiidir.Butlan yaptırımına ilişkin tüm nitelikler burada da aynen geçerlidir.Bunların başında butlan yaptırımının süreye bağlı olmamasıdır, bu geçersizliğin her zaman ileri sürülebilmesi, gelmektedir.Muvazaalı işlem de zamanla iflah olmaz. Bunlara ek olarak , Ø Muvazaa Anlaşması Ø Aldatma Kastı Muvazaalı işlemin unsurlarını oluşturur. Olayda Ahmet ile kızları arasındaki satım sözleşmesi , görünüşte bir işlem olduğu için geçersizdir.BK.Md.18 e göre, iki tarafın akdin gerçek niteliğini gizlemek için kullandıkları söz ve deyimlere bakılmaksızın onların gerçek iradelerine üstünlük tanınmalıdır.Mevcut olayda gerçek irade satım sözleşmesinin aralarında hüküm ve sonuç doğurması değildir.Görünürdeki işlemin geçersiz olduğu herkesce kabul edilmesine rağmen , bu geçersizliğin türü konusunda görüş birliği yoktur. Bir görüşe göre , muvazaali işlemde ciddi bir beyan iradesi olmadığı için muvazaalı işlem “ yoklukla” malüldür.Muvazaalı işlem kurulmamış , meydana gelmemiş bir işlemdir.Bu gibi işlemlerde birbirine uygun gerçek anlamda irade beyanları yoktur.Bu nedenle akit kurulmamış , meydana gelmemiştir.Çoğunluğun görüşü ise , muvazaalı işlemlerin batıl işlemler olduğudur.Batıl işlemler de baştan beri geçersiz olup, hukuki sonuç doğurmadıklarından , hangi görüş kabul edilirse edilsin sonuç değişmeyecektir. (c) Hukuki sonuçlarını gerekçeleri ile ayrı ayrı açıklayınız . Ahmet’in , büyük kızı Selma’ya Çankaya’da kendisine ait lüks daireyi,aslında bağışlamak isterken ,Cihatın vereceği tepkiden dolayı “ satım sözleşmesi gibi göstermesi” nisbi muvazaadır. Nisbi muvaazada görünüşteki işlem muvazaada nedeniyle geçersiz olmasına rağmen,gizli işlem tarafların iradeleri ile uygun olduğu için , geçerlilik şartlarına sahip ise geçerlidir.Gizli işlem şekle bağlı ise , şekle uygun olarak yapılmış olması halinde geçerlidir. Hukukumuzda tapulu taşınmazların devri, resmi şekle bağlı tutulmuştur.( MK.Md.634 ; BK.Md.213) Öğretide şekil şartının görünüşteki muvaazalı işlemle gerçekleştiğini,bu nedenle tarafların gerçek iradesine uyan gizli işlemlerin geçersiz sayılmaması gerektiğini savunan görüşler olmakla birlikte , baskın görüş ve Yargıtay kararlarına göre bu durumda görünüşteki işlem muvazaa nedeni ile , gizli işlem de her ne kadar iradeler uygun olsa da şekil şartına uyulmadığından dolayı geçersiz olacaktır. Buna göre Ahmet ile Selma arasında yapılan görünüşteki satım işlemi muvaazaa nedeni ile , gizli işlem olan bağışlama da şekil şartlarına uyulmamış olması dolayısıle geçersiz olacaktır. ( Cihat , Selma üzerindeki tapu kaydının düzeltilmesini talep edebilecektir.) Ahmet’in Selma’ya bağışlamak istediği fakat satmış gibi gösterdiği mücevherler herhangi bir resmi şekle tabii olmadığı için , görünüşteki satış işlemi muvazaa nedeniyle geçersiz olmasına rağmen , gizli işlem olan bağışlama geçerli olacaktır.Çünkü Yargıtay uygulamalarına ve yasaya göre taşınırların elden bağışlanması herhangi bir şekle bağlı değildir.Olay da zilyetlik de Selma’ya geçirilmiş olduğu için , bu işlem bir elden bağışlama sayılıp geçerli kabul edilecektir. (2) Cihat bu işlemler karşısında dava açabilir mi , açamaz mı ? Dava açma süresi ve ispat konularını göze alarak açıklayınız. Muvazaada en önemli sorun ispattır.Çünkü iki kişinin kafasının içinden geçen şeyleri ispatlamak mümkün değildir.Muvazaanın ispatında ikili bir ayrım yapılabilir.Sözleşmenin muvaazalı olarak yapıldığı iddiasını Bizzat sözleşmenin tarafları ve İlgili üçüncü kişiler ileri sürebilir. Ø Bizzat sözleşmenin taraflarınca ispatı: Sözleşmenin taraflarının muvazaa ile ilgili iddiaları “ hukuksal işlemle” ilgili bir iddiadır.HUMK. Md. 288 gereği muvazaa iddiasını ileri süren kişinin başvuracağı belge , bu sözleşmenin gerçek iradeyi yansıtmadığı,görünürde bir sözleşme olduğu,tarafların gerçekte arzu ettikleri bir işlemin bulunduğu yönündeki her türlü belgeyi ifade eder. Ø İlgili üçüncü kişiler tarafından ispatı: Üçüncü kişiler hukuksal işlemin tarafı değildir. Bu nedenle muvazaa anlaşması ile ilgili belge temin etmeleri çok zordur.Öğreti ve yargı kararları muvazalı işlemi 3.kişilerin ispatı herhangi bir delil sınırlamasına tabii değildir.3.kişiler muvazaayı her türlü delille kanıtlayabilirler. İlgi olayda Cihat da muvazaalı işlemlerde taraf olmadığı için , statüsü gereği 3ncü kişidir. Belge ,tanık ,sosyal ve ekonomik durum ,yakınlık, bilirkişi incelemesi , değer tesbiti gibi her türlü ispat araçlarını kullanmak sureti ile , herhangi bir süre kısıtlaması olmaksızın her zaman ileri sürebilecektir. BORÇLAR HUKUK(GENEL HÜKÜMLER I) PRATİK ÇALIŞMASI II OLAY II 2003 yılı sonuna gelindiğinde Ahmet ‘in sağlık durumu çok ciddi olarak bozulmuş ve ailesi , Ahmet’in zaman zaman ayırt etme gücünü kaybettiği durumlar olabileceği ve yarı yarıya bunadığınu dikkate almaları konusunda uyarılmıştır Durumu bilen komşuları müteahhit Mehmet, Ahmet’i ziyarete geldiği bir gün Ulus’ta Ahmet’ e ait büyük işhanını almak istediğini söyleyerek kendisine 15 bin dolar teklif etmiştir.Ahmet sağlık harcamaları için paraya ihtiyacı olduğu için iş hanını teklif edilen bu bedeke satmayı hemen kabul etmiş ve 02.12.2203 tarihinde tapuda tescil işlemini Mehmet adına yaptırmıştır.Ahmet’in çocukları iş hanının satışını tesadüfen öğrenmişler ve çok sinirlenmişlerdir.Babalarına o iş hanının en az 150 bşn dolar edeceğini söylediklerinde ise Ahmet yaptığı satış işlemini hatırlamamaktadır. (3) Ahmet ve Mehmet arasında yapılan sözleşme geçerli olarak kurulmuş mudur ? Kurulmamış mıdır ? Bir sözleşmenin geçerli bir şekilde kurulabilmesi için gerekli olan unsurlar: Ø Sözleşme ehliyeti o Zihinsel olgunluk ( sezginlik) o Erginlik o Kısıtlı olmama Bu üç durum mevcut ise sözleşme geçerlidir. Ø Hukuka – ahlaka – adaba uygunluk (Borçlar Kanunu Md.19 ) Ø İfa imkansızlığının bulunmaması Ø İrade ile beyan arasındaki uyum / uyumsuzluk o Bilerek ve istenerek yaratılan uyumsuzluk halleri § Muvazaa o Bilinmeden ve istenmeden yaratılan uyumsuzluk halleri § Hata § Hile § Tehdit Ø Şeklen uygunluk o Sözlü Şekil o Yazılı Şekil § Adi Yazılı şekil § Resmi yazılı şekil Sözleşmenin geçerli bir şekilde kurulması şartları ışığında , pratik çalışmadaki olayda bir aykırılık olmadığı için sözleşme geçerli olarak kurulmuştur. (4) İşlemin İptal edilmesi mümkün müdür? İşlemin iptal edilebilmesini ; (a) Aranması gereken şart ve unsurlar İşhanının gerçek değerinin 15.000 dolar değil 150.000 Dolar olması nedeniyle , Ahmet nu sözleşmeye bağlı kalmak istemiyorsa , BK.Md 21 de düzenlenmiş olan “ Gabin” müessesesine başvurabilir. Gabinden söz edebilmek için aşağıdaki koşulların olması gereklidir. Ø Subjektif Koşul o Müzayaka hali ( Zorda Kalma ) Kişinin zor durumda bulunmasını ifade eder.Kişinin bu zor durumdan kurtulabilimesi için sözleşmede öngörülen ağır koşulları kabul etmekten başka çaresinin olmaması gerekir. o Hiffet(Hafiflik) : Kişinin sözleşme yaparken düşünme,tartışma, karar verme konularında özenli ve dikkatli bir irade ortaya koyamamasını ,kişinin gelişigüzel ve ani kararlar vermesini ifade eder.(Hafiflik ile sezginliği(temyiz kudreti) birbirinden ayırt etmek gerekir.Gabinde kişi sezgindir.Sezgin değilse sözleşmenin geçerliliği gabinin unsurları açısından değil , hukuksal işlem ehliyeti açısından ele alınır.Sezgin olmayan kişinin yaptığı sözleşme , gabin nedeni iile değil ehliyetsizlik nedeni ile geçersiz olacaktır.) o Tecrübesizlik : Burada sömürülen kişi , akdettiği sözleşme konusunda hiçbir deneyime sahip değildir.Diğer taraf ise onun Deneyimsizliğinden istifade etmektedir.Hafiflikte gelişigüzel karar verme sözkonusu olduğu halde ,tecrübesizlikte akdedilen sözleşmenin önemi konusunda deneyimsizlik söz konusudur. Ø Objektif Koşul o Edimler arasında aşırı dengesizlik :Gabin edimler arasında dengesizlik mevcut ise sözleşmeyi geçersiz hale getirir.Yasa edimler arasındaki her dengesizliği değil aşırı dengesizliği gabin saymıştır.Edimler arasında aşırı bir dengesizlik olup olmadığını araştırırken hakim kişilerin kendi edimlerine verdiği subjektif değerleri dikkate almaz.Objektif olarak o anki piyasa koşullarına , aynı koşullar altındaki emsal olaylara göre belirlenmelidir.Gabinden söz edebilmek için taraf edimleri arasında gözle görülür bir dengesizliğin olması gerekir. Ahmet’in sözleşme yaparken düşünme,tartışma, karar verme konularında özenli ve dikkatli bir irade ortaya koyamamasını ,gelişigüzel ve ani kararlar vermesi gabinin subjektif koşulunu ;150,000 Dolarlık işhanının 15,000 dolara satılmış olması ise objektif koşulunu oluşturmaktadır (b) Süre Gabin halinde sözleşme geçersizdir.Bu geçersizlik iptal yaptırımı türünde bir geçersizliktir.Sömürülen kişi sözleşmeyi iptal hakkına sahiptir. Gabinde de bir süre öngörülmüştür.Bu süre 1 yıldır ve hak düşürücü süre kabul edilmektedir.Bu sürenin başladığı tarih sözleşmenin yapıldığı tarihtir. ( İlgi olayda 02.12.2003) Yani hata; hile; tehditten farklı olarak geçersizlik nedeninden haberdar olunduğu andan itibaren değil,sözleşmenin yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar Bu tarihten itibaren bir yıllık süre içinde iptal hakkı kullanılmadığı taktirde , artık sözleşme başından beri geçerli bir sözleşmenin hüküm ve sonuçlarını doğurmaya devam eder. Gabinde sözleşmenin aktinden itibaren bir yılllık süre içinde sömüren kişi- Mehmet- sözleşmeyle bağlıdır. Sömürülen kişi- Ahmet- bu süre içinde sözleşmeyi iptal hakkını kullanabilir. Yönünden tartışınız. İSTİSNA Türk Ticaret Kanunu Madde 20/II “Her tacirin,ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır.” Bu hususta tacirler hiffet (hafiflik) ve tecrübesizliklerini ileri süremeyeceklerse de Muzayaka – Zorda kalma – halinden yararlanabilirler. |
0 comments:
Post a Comment