| BORÇLAR HUKUK(GENEL HÜKÜMLER I) PRATİK ÇALIŞMASI I Yayınevi sahibi SALİH yayınladığı kitapların , ansiklopedilerin ve dergilerin özelliklerini ve fiyatlarını bir kod numarası altında göstererek bir katalog hazırlar ve bu kataloğu tespit ettiği bazı adreslere gönderir. 3.11.2002 tarihinde eline bu kataloglardan geçen AHMET, katalogda fiyatı 120.000.000 TL olan bir ansiklopedi setini beğenerek satın almak ister. 04.12.2202 tarihinde Salih’ e mektup yazar ve kod numarasını bildirdiği ansiklopedi setini , katalogda belirtilen fiyata adresine göndermesini talep eder. Mektubu 09.12.2202 günü alan Salih , katalogların 6 ay önce basıldığını , Ahmet ‘in istediği setin şimdiki fiyatının 170.000.000 TL olduğunu , isterse bu fiyata hemen gönderebileceğini bir mektupla Ahmet ‘ e bildirir. 12.12.2002 tarihinde mektubu alan Ahmet , Salih’in bildirdiği yeni fiyattan ansiklopedi setini almayı kabul eder ve aynı gün Salih’e telgraf çekerek setin gönderilmesini ister. Salih telgrafı 13.12.2002 tarihinde alır. S O R U L A R 1)Salih ‘in katalog göndermesini ve Ahmet ile Salih in birbirlerine gönderdikleri mektuplarla Ahmet’in gönderdiği telgrafı hukuki açıdan değerlendiriniz. Yayınevi sahibi Salih ‘in yayınladığı kitepların , ansiklopedilerin ve dergilerin özelliklerini ve ve fiyatlarını bir kod numarası altında göstererek bir katalog hazırlaması ve bu kataloğu tespit ettiği bazı adreslere gönderilmesi bir icaba davettir. B.K. M.7/ II de tarife ve cari fiyat gönderilmesinin icap sayılmayacağı açıkça yer almıştır.Buna göre tarife,fiyat listesi veya olayda olduğu gibi kataloglar gönderilmesi icap olmayıp icaba davettir.Ahmet ‘in Salih’ e gönderdiği gönderdiği mektup ise bir icaptır.İcap bir sözleşme yapma teklifini içeren, kesin ve bağlayıcı nitelik taşıyan ve muhatabın kabulü ile sözleşmenin kurulması sonucunu doğuran bir irade açıklamasıdır.Olayda Ahmet’in mektubu bu özellikleri taşımaktadır. Salih’in Ahmet ‘ e gönderdiği mektup ise , bir “ Kabul” değil yeni bir icaptır.Çünkü Salih ‘in bu mektubu , satım sözleşmesinin esaslı bir unsuru olan semen konusunda yeni bir teklif içermektedir. Bu nedenle Salih’in bu mektubu ile sözleşme henüz kurulmuş değildir.Ahmet’in telgrafının hukuki niteliği ise “ KABUL” dür.Kabul yapılan icaba uygun olarak sözleşmenin kurulmasını doğuran bir irade açıklamasıdır.Bir irade açıklamasının “ kabul” sayılıp , sözleşmenin kurulması sonucunu doğurabilmesi için ; içerik olarak icaba uygun olması gerekir.Olayda Ahmet’in telgrafı Salih’in icabına içerik olarak uygundur. 2) Salih ile Ahmet arasında sözleşme kurulmuş mudur? Kurulmuşsa hangi tarihte kurulduğunu , hüküm ve sonuçlarını hangi tarihte doğurduğunu açıklayınız. Bir sözleşmenin kurulabilmesi için gerekli olan karşılıklı ve birbirin uygun irade beyanları olayda gerçekleştiğinden Ahmet ile Salih arasında bir sözleşme kurulmuştur.Sözleşmenin kurulması anı , öğretideki baskın görüşe göre , kabul beyanının muhataba vardığı an olarak kabul edildiğinden , olayda telgrafın ulaştığı tarih olan 13.12.2002 de sözleşme kurulmuş olacaktır.Ancak bu sözleşme , hüküm ve sonuçlarını daha önceki bir tarihte ;12.12.2002 gününde meydana getirecektir. Çünkü B.K. Md 10/I e göre , hazır olmayanlar arasında yapılan sözleşmelerin hüküm ve sonuçlarını doğurması anı , kabul beyanının gönderildiği andır.Olayda ise kabul beyanını içeren telgraf 12.12.2002 tarihinde çekilmiştir.Böylece sözleşme 13.12.2002 tarihinde kurulmuş olmasına rağmen, hüküm ve sonuçlarını geriye etkili olarak 12.12.2002 tarihinden itibaren doğurmaya başlayacaktır. 3) Salih,Ahmet’e gönderdiği mektupta ansiklopedi setinin fiyatını yanlışlıkla 17.000.000 TL olarak yazmış ve Ahmet kendisine bildirilen bu yeni fiyattan seti almış olsa ikinci soruya vereceğiniz cevap değişir mi ? Neden ? Borçlar Kanunu Md.23’e göre “Akit yapılırken esaslı bir hataya duçar olan taraf, o akit ile ilzam olunamaz” denmektedir. Hata irade ile beyan arasında bir dış etki olmadan , istenmeden meydana gelen uygunsuzluktur.Hatayı hile ve ikrardan ayıran husus irade ile beyan arasındaki uygunsuzluğun bir dış etkiden ( üçüncü kişiden ) değil , kişinin kendi dikkatsizlik ve özen eksikliğinden doğmasıdır. Borçlar Kanunumuz irade ile beyan arasındaki istemeden meydana gelen her uygunsuzluğu hata olarak değerlendirmemiştir.Bu nedenle hata hallerini ikiye ayırmak gerekir: a) Esaslı olmayan hata halleri : aa - Adi hesap yanlışlıkları ( BK.Md. 24/II) bb - Saik Hataları ( BK.Md. 24/III) b) Esaslı hata halleri : aa- Sözleşmenin Niteliğinde hata ( BK.Md. 24/II) bb-Sözleşmenin Konusunda Hata( BK.Md. 24/II) cc- Miktarda Hata ( BK.Md. 24/III) dd-Temelde Hata ( BK.Md. 24/IV) Mevcut olayda Sözleşmenin temel unsurlarından biri olan semen miktarı ile ilgili bir hata Borçlar Kanunumuzun 24/IV maddesi gereği esaslı bir hata kabul edileceğinden ötürü sözleşme kurulması için gerekli şartlar oluşamayacak ve ikinci soruya verdiğimiz yanıt değişecek idi . 4) Salih’in ansiklopedileri göndermemesi karşısında Ahmet ne yapabilir? Açıklayınız. (Ek Soru) Salih’in ansiklopediyi göndermemesi durumu karşısında Ahmet , İhtar çekerek temerrüde düşürebilir ve ona karşı temerrüdden doğan haklarını kullanabilir.Çünkü sözleşmede ansiklopedinin teslimi için bir vade öngörülmüş değildir.BK. Md 74 e göre bir borç için herhangi bir vade öngörülmüş değil ise , her borç doğduğu anda muaccel olur.Bu nedenle Salih ‘in ansiklopediyi teslim etme borcu , doğduğu anda muaccel olmuştur. Borçlar Kanunu Md. 101/I e göre ise Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile temerrüde düşer.Bu nedenle Ahmet çekeceği bir ihtarla Salih ‘i temerrüde düşürebilecektir.Olayda ihtar zorunluluğunu ortadan kaldıran istisnai hallerden biri de bulunmamaktadır.Salih’i temerrüde düşüren Ahmet , aralarındaki sözleşme tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşme olduğu için şu seçimlik haklara sahip olacaktır. i) Aynen ifa + gecikme tazminatı ii) İfadan vazgeçip müsbet zararların tazminini isteme iii) Sözleşmeden dönüp menfi zararların tazminini isteme Ahmet , Salih ‘ e karşı bu seçimlik haklardan birini kullanabilir ancak müsbet zararların tazminini istemesi yahut sözleşmeden dönüp menfi zararlarının tazmininin istenebilmesi ; Salih ‘in borcunu ifa etmesi için, münasip ek süre ( BK.md 106/ I ) verilmiş olması ve bu ek süre içinde de borcun ifa edilmemiş olmasına bağlıdır. Ahmet bu haklardan birini kullanmak istiyorsa , bunu , ek sürenin bitiminde gecikmeksizin “ derhal” ( BK. Md. 106/ I ) borçluya bildirmelidir.Aksi takdirde aynen ifa + gecikme tazminatını seçmiş sayılacaktır. |
No comments:
Post a Comment